|
Yazar Funda Gönen
|
|
Pazartesi, 03 Mart 2008 |
>>“Bebeğimi görebilir miyim” dedi yeni anne. Kucağına yumuşak bir
>>bohça verildi ve mutlu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için
>>kundağı açtı ve şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu! Anne ve bebeğini
>>seyreden doktor hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı.
>>Bebeğin kulakları yoktu... Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin
>>etkilenmediği, sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu
>>anlaşıldı.Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı. Bir
>>gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına
>>attı. Hıçkırıyordu. Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığıydı;
>>ağlayarak
>>
>>“Büyük bir çocuk bana ucube dedi.”
>>
>>Küçük çocuk bu kadersizliğiyle büyüdü. Arkadaşları tarafından
>>seviliyordu ve oldukça da başarılı bir öğrenciydi. Sınıf başkanı
>>bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi,
>>her zaman ona “Genç insanların arasına karışmalısın” diyordu, ancak
>>aynı zamana yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu.
>>
>>Delikanlının babası, aile doktoruyla oğlunun sorunu ile ilgili
>>görüştü;
>>
>>“Hiçbir şey yapılamaz mı?”
>>
>>diye sordu. Doktor
>>
>>“Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir”
>>
>>dedi. Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi
>>aranmaya başlandı. İki yıl geçti. Bir gün babası
>>
>>“Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek
>>birini bulduk ancak unutma bu bir sır”
>>
>>dedi. Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan
>>yaratıldı.
>>
>>Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal
>>hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat
>>oldu.
>>
>>Yıllar geçmişti, bir gün babasına gidip sordu:
>>
>>“Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o
>>insan için hiçbir şey yapamadım”
>>
>>“Bir şey yapabileceğini sanmıyorum” dedi babası, “fakat anlaşma
>>kesin, şu anda öğrenemezsin, henüz değil..” Bu derin sır yıllar
>>boyunca gizlendi.
>>
>>Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi. Hayatının en karanlık
>>günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte
>>bekliyordu. Babası yavaşça annesinin başına elini uzattı; kızıl
>>kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları
>>yoktu.
>>
>>“Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok
>>mutlu oldu” diye fısıldadı babası”. Ve hiç kimse, annenin daha az
>>güzel olduğunu düşünmedi değil mi? Gerçek güzellik fiziksel
>>görünüşe bağlı değildir, ancak kalptedir! Gerçek mutluluk gördüğün
>>şeyde değil, asıl görünmeyen yerdedir. Gerçek sevgi, yapıldığı
>>bilinen şeyde değil, yapıldığı halde bilinmeyen şeydedir!”
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 05 Mart 2008 )
|